Modals: Certainty & Preference | YDS Rehberi | Kavra | Kavra Bilgi Bankası
GramerKonu AnlatımıModals

Modals: Certainty, Preference, Past Habits – YDS Hazırlık Kısa Rehberi

Modal verbs yalnızca yükümlülük ve tavsiye anlatmaz. YDS’de sıkça sorulan üç alan daha vardır: çıkarım/belirlilik (deduction), tercih (preference) ve geçmiş alışkanlıklar (past habits). Bu konular özellikle Cümle Tamamlama, Cloze Test ve çeviri sorularında bağlam üzerinden ölçülür.

Kavra Ekibi

Kavra Ekibi

İçerik Editörü

21 dk okuma

Giriş: Çıkarım, Tercih ve Geçmiş Alışkanlıklar

YDS’de modals soruları çoğu zaman “kural” ezberinden çok anlam okuması ister. Aynı yapı, bağlama göre farklı ton taşıyabilir. Örneğin must bazen zorunluluk, bazen de güçlü bir çıkarım (deduction) anlatır. Bu sayfada; çıkarım modalları, tercih kalıpları ve geçmiş alışkanlık anlatan yapıları YDS odağında derli toplu şekilde göreceğiz.

Temel Yapılar:

  • Subject + modal + base verb (He must know.)
  • Subject + modal + be + V-ing (She might be sleeping.)
  • Subject + modal + have + V3 (They must have left.)
  • Would rather + base verb / Would prefer + to V
  • Used to / Would + base verb (geçmiş alışkanlık)

BÖLÜM 1: DEGREES OF CERTAINTY (Çıkarımda Belirlilik Seviyeleri)

Çıkarım modalları, eldeki ipuçlarına bakarak bir durumun ne kadar olası olduğunu ifade eder. YDS’de bu kullanım özellikle bağlam içinde “en güçlü çıkarım hangisi?” şeklinde ölçülür.

Certainty Hierarchy (Belirlilik Hiyerarşisi)

↓ DAHA KESİN → DAHA AZ KESİN ↓

  1. 1.MUST (güçlü çıkarım)
  2. 2.CAN'T (imkânsız çıkarım – olumsuz)
  3. 3.SHOULD (mantıklı beklenti / yüksek olasılık)
  4. 4.COULD / MIGHT / MAY (olasılık – düşük/orta)

1. MUST (Güçlü Çıkarım)

Elde güçlü ipuçları vardır ve konuşmacı “başka ihtimal zor” diyerek çıkarım yapar.

Yapı: Must + base verb (şimdiki) | Must + have + V3 (geçmiş)

Şimdiki Zaman:

  • She must be tired. (Belli ipuçlarına göre yorgun olmalı.)
  • He must be at home. (Büyük ihtimalle evdedir.)
  • They must know about this. (Bunu biliyor olmalılar.)

Geçmiş Zaman:

  • She must have forgotten. (Unutmuş olmalı.)
  • He must have missed the train. (Treni kaçırmış olmalı.)
  • They must have received the email. (E-postayı almış olmalılar.)

Olumsuz çıkarım: can't (Must not değil!)

  • She can't be tired. (Yorgun olması pek mümkün değil.)
  • He can't know about it. (Bunu bilmesi imkânsız.)

❌ Dikkat:

Mustn't genellikle yasak (prohibition) anlatır; olumsuz çıkarım için doğru seçenek can't’tir.

She mustn't be tired. → ✓ She can't be tired.

2. CAN'T (Olumsuz Kesinlik – İmkânsız)

Bir şeyin doğru olması neredeyse imkânsızdır. YDS’de “kanıt buna izin vermiyor” tonu verir.

Yapı: Can't + base verb | Can't + have + V3

  • He can't be 50 years old. (50 olması mümkün değil.)
  • This can't be the right address. (Bu doğru adres olamaz.)
  • She can't have finished already. (Şimdiden bitirmiş olamaz.)
  • They can't have left without telling us. (Haber vermeden gitmiş olamazlar.)

3. SHOULD (Mantıklı Beklenti / Yüksek Olasılık)

Kesin değildir; ancak plan, rutin veya genel mantık bunu destekler. “Muhtemelen böyle” tonu taşır.

Yapı: Should + base verb | Should + be + V-ing | Should + have + V3

Şimdiki Zaman:

  • The bus should be here soon. (Yakında gelmesi beklenir.)
  • She should be at the office now. (Şu an ofiste olması gerekir.)

Geçmiş Zaman:

  • He should have arrived by now. (Bu saate kadar gelmiş olması gerekirdi.)
  • They should have told us earlier. (Daha önce söylemeleri gerekirdi.)

4. COULD / MIGHT / MAY (Olasılık)

Birden fazla ihtimal vardır; konuşmacı kesin bir yargı vermez. YDS’de “olasılık” tonunu yakalamak önemlidir.

Yapı: Could/Might/May + base verb | Could/Might/May + have + V3

Şimdiki Zaman:

  • She could be sleeping. (Uyuyor olabilir.)
  • He might be late. (Geç kalabilir.)
  • They may not arrive on time. (Zamanında gelmeyebilirler.)

Geçmiş Zaman:

  • She could have forgotten. (Unutmuş olabilir.)
  • He might have missed the bus. (Otobüsü kaçırmış olabilir.)
  • They may have changed their minds. (Fikirlerini değiştirmiş olabilirler.)

Kısa Not: Could – Might – May

CouldMightMay
Olasılık / mümkünOlasılık (nötr)Olasılık (daha resmi)
She could be there.She might be there.She may be there.
Konuşma/yazıKonuşma/yazıResmi metinlerde daha sık

BÖLÜM 2: PREFERENCE (Tercih)

Tercih yapıları, bir seçeneği diğerine göre daha çok istediğinizi anlatır. YDS’de bu yapılar cümle tamamlama ve çeviride “to’lu / to’suz” farkıyla sıkça tuzak yapılır.

1. WOULD RATHER

Bir şeyi diğerine göre tercih ettiğinizi söyler. Would rather sonrasında to gelmez.

Yapı: Subject + would rather + base verb (than + base verb)

  • I would rather stay home. (Evde kalmayı tercih ederim.)
  • She'd rather eat pizza than pasta. (Makarna yerine pizzayı tercih eder.)
  • NOT: She'd rather to eat pizza ❌
  • They would rather not go. (Gitmemeyi tercih ederler.)

Başkası İçin Tercih (Özel Yapı)

Başkasının ne yapmasını istediğinizi söylerken fiil “geçmiş” gibi görünür; fakat anlam genellikle şu an veya gelecek tercihididir.

Yapı: Subject + would rather + Subject2 + past form

  • I'd rather you didn't tell anyone. (Kimseye söylememeni tercih ederim.)
  • She'd rather he came early. (Erken gelmesini tercih eder.)
  • We'd rather they left immediately. (Hemen gitmelerini tercih ederiz.)

❌ Dikkat:

Bu kullanımda present tense gelmez.

I'd rather you don't tell. → ✓ I'd rather you didn't tell.

Geçmişe dönük tercih (pişmanlık tonu):

  • I'd rather you had told me earlier. (Keşke daha önce söyleseydin.)
  • She'd rather he hadn't left. (Keşke gitmeseydi.)

2. WOULD PREFER

“Would rather”a göre biraz daha resmidir. “Would prefer” sonrasında genellikle to + V gelir.

Yapı: Subject + would prefer + to V veya would prefer + noun + to + noun

  • I would prefer to stay home. (Evde kalmayı tercih ederim.)
  • She'd prefer tea to coffee. (Çayı kahveye tercih eder.)
  • They would prefer not to attend. (Katılmamayı tercih ederler.)

Başkası için tercih:

  • I'd prefer it if you didn't smoke. (Sigara içmemeni tercih ederim.)
  • She'd prefer that he arrived on time. (Zamanında gelmesini tercih eder.)

3. PREFER

Genel tercihi anlatır; “would prefer” ise çoğunlukla şu anki veya spesifik durumu vurgular.

Yapı: Subject + prefer + noun/V-ing + to + noun/V-ing

  • I prefer coffee to tea. (Çaydan çok kahveyi tercih ederim.)
  • She prefers reading to watching TV. (TV izlemektense kitap okumayı tercih eder.)
  • They prefer staying home over going out. (Dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederler.)

Kısa fark:

  • I prefer coffee. = genel tercih
  • I would prefer coffee. = şu an / bu durumda tercih

BÖLÜM 3: PAST HABITS (Geçmiş Alışkanlıklar)

Geçmişte düzenli yapılan ancak artık yapılmayan eylem ve durumları anlatırken iki yapı çok öne çıkar: used to ve would.

1. USED TO (Eylem + Durum)

Geçmişte vardı ama artık yok: “önceden … olurdu/yapardım, şimdi değil” vurgusu taşır.

Yapı: Subject + used to + base verb

Eylemler:

  • I used to go to the gym every day. (Eskiden her gün spor salonuna giderdim.)
  • She used to play tennis in high school. (Lisede tenis oynardı; artık oynamıyor.)
  • They used to live in Istanbul. (Eskiden İstanbul'da yaşarlardı; artık yaşamıyorlar.)

Durumlar (states):

  • I used to be shy. (Eskiden çekingen biriydim.)
  • He used to have long hair. (Eskiden uzun saçlıydı.)
  • She used to believe in Santa Claus. (Eskiden Noel Baba'ya inanırdı.)

Olumsuz: Didn't use to (en yaygın)

  • I didn't used to like coffee.
  • I used not to like coffee. (nadir)
  • I didn't use to like coffee.

Soru: Did + subject + use to...?

  • Did you use to smoke? (Eskiden sigara içer miydin?)
  • Did they use to live there? (Eskiden orada yaşar mıydılar?)

2. WOULD (Sadece Eylem)

“Would” geçmişte tekrarlanan eylemleri anlatır; fakat durumlarla (states) kullanılmaz. Hikâye anlatımında sık görülür.

Yapı: Subject + would + base verb

Eylemler:

  • When I was a child, I would play outside every day. (Çocukken her gün dışarıda oynardım.)
  • Every summer, we would go to the beach. (Her yaz plaja giderdik.)
  • She would always wake up early. (Her zaman erken kalkardı.)

❌ Dikkat:

“Would” durumlarla kullanılmaz.

I would be shy. → ✓ I used to be shy.

She would have long hair. → ✓ She used to have long hair.

3. Farklar: Used to vs Would vs Past Simple

Used toWouldPast Simple
Eylem + durumSadece eylemTekil/belirli geçmiş olay
I used to swimI would swimI swam
“Artık yok” vurgusu güçlüTekrarlanan eylem vurgusuSadece haber verir
She used to be shyShe would be shyShe was shy (o dönemde)
Alışkanlık/durumHikâye/rutin eylemKronolojik anlatım

Örnek:

"When I lived in Paris, I used to visit museums on weekends and would spend hours looking at the paintings."

  • • “Used to” = genel alışkanlık/dönem bilgisi
  • • “Would” = tekrarlanan eylem (hikâye tonu)

En Sık Hatalar

1. Mustn't vs Can't (Çıkarımda)

Olumsuz çıkarım için “mustn't” değil, can't kullanılır. “Mustn't” çoğu zaman yasak anlamındadır.

❌ YANLIŞ

He mustn't be at home.

✓ DOĞRU

He can't be at home. (İmkânsız)

2. Would rather sonrası “to” eklemek

“Would rather” sonrası bare infinitive gelir (to yok).

❌ YANLIŞ

I would rather to stay home.

✓ DOĞRU

I would rather stay home.

3. Başkası için would rather’da present tense kullanmak

Bu kullanımda fiil “past” formdadır.

❌ YANLIŞ

I'd rather you don't tell.

✓ DOĞRU

I'd rather you didn't tell.

4. Would’u durumlarla (states) kullanmak

“Would” geçmiş alışkanlıkta sadece eylemleri anlatır.

❌ YANLIŞ

I would be shy when I was younger.

✓ DOĞRU

I used to be shy.

YDS Sınavında Kullanım

Cümle Tamamlama / Cloze (Deduction)

  • • "She must have forgotten." = Güçlü çıkarım
  • • "They might be late." = Olasılık
  • • "He can't be serious." = İmkânsız çıkarım

Çeviri Soruları (Anlam Nüansı)

  • • must have / can't have / should have ayrımı sık ölçülür
  • • would rather / would prefer yapılarında to’lu-to’suz tuzaklar çıkar

Paragraf – Diyalog Soruları

  • • used to vs would ayrımı bağlamdan yakalanır
  • • geçmiş alışkanlık anlatımı metnin tonunu belirler

Pratik Örnekler – YDS Tipi Sorular

Soru 1: "This _____ be John. He's in London today."

A) can't B) must not C) mustn't D) shouldn't

Cevap: A) can't

Açıklama: Olumsuz çıkarım (imkânsızlık) için “can’t” kullanılır; “mustn’t” yasak anlamına kayar.

Soru 2: "When I was a child, I _____ afraid of the dark, but I'm not anymore."

A) would be B) used to be C) would have been D) could be

Cevap: B) used to be

Açıklama: “Afraid” bir durum (state) olduğu için “would” kullanılmaz; geçmişte vardı ama artık yok anlamı “used to” ile verilir.

Sonuç: Temel Kurallar

  • Must = güçlü çıkarım
  • Can't = imkânsız çıkarım (olumsuz)
  • Should = mantıklı beklenti / yüksek olasılık
  • Could/Might/May = olasılık
  • Would rather = tercih (to yok, base form)
  • Would prefer = tercih (to + V)
  • Used to = geçmiş alışkanlık (eylem + durum)
  • Would = geçmiş alışkanlık (sadece eylem)

💡 Son İpucu:

YDS’de çıkarım sorularında must ve can't ayrımı en kritik noktalardan biridir. Tercih sorularında ise “would rather” sonrası to gelmediğini özellikle unutmayın.

⚠️ Uyarı:

“Would rather” ile başkası için tercih belirtirken fiil “past” formda gelir: I'd rather you came doğru, I'd rather you come yanlıştır.

Bu konu burada bitmesin.

Kavra'da seni bekleyen kişiselleştirilmiş YDS testleriyle bilgini derinleştir ve nete dönüştür.